8 Şubat 2009 Pazar

Sen mesela insansın


Atalarını dört ayak üstünden iki ayak üzerine diken evrim sürecine aykırı hareket edip, günlerini bilgisayar başında kamburlaşarak geçirmek istemiyorsun. Kendi türünün modern halinin dört duvar arasında yaptığı 'kopyalayıcılık ve yapıştırcılık'tansa, atalarının açık arazideki avcılık ve toplayıcılık günlerine özeniyorsun. Daha güneş doğmamışken bir elinde tuttuğun state ül art, futuristik bilgisayarın ve diğer elinde bilgisayarına tezat olarak üçüncü hamur kağıda sarılı asırlık gelenek, bol susamlı simit ile her sabah yollara düşmek sana anlamsız geliyor. Para kazanmak için zamanından başka satacak bir şeyin yok diye kendine lanet ediyor, ama "Ulan ne şımarığım ben be! Yaşamak için bedenini satmak zorunda olan insanlar var şu hayatta" diye kendine kızıyorsun. Kucağında bir kedi veya sevdiceğinin güzel kafası ya da bir kitap olacağına, sözde sana özgürlük getiren ve işlerini kolaylaştıran, ama aslında başına daha çok iş çıkartan, bulunduğun her yeri iş yerin haline getirebilen, gözlerini bozan, boynunu eğen, sırtını kamburlaştıran o mekanik aletten aslında çok da fazla hoşlanmıyorsun.

Beyninin içinde sürekli olarak seni gözlemleyen başka bir göz de olmasın istiyorsun. Kalbin atarken nasıl "Bak, atıyorum güm güm, yavaş koş biraz!" demiyorsa, ağır bir yemekten sonra bağırsakların "Amma yemişsin be! Öldüm bittim sindirmekten. Az sonra kitle imha silahı kıvamındaki gaz bombasını atacağım, ona göre organize ol!" diye bağırmıyorsa ve gözlerin "İzlediğin şu salak film yüzünden merceğimdeki miyop iyice coştu! Ömrümü yedin be ömrümüüüü!" diye şikayet etmiyorsa, beyninin de sana "Konsantre olamıyorum bir türlü! Zaten hep saçma sapan şeylerle uğraşıyorsun, bıktım senden" diye söylenmemesi lazım diye düşünüyorsun.

En çok kendinden nefret edip, en çok kendini seviyorsun.

En çok kendine kızıp, en sık kendini bağışlıyorsun.

Her sabah rejime başlayıp, her gece yatmadan önce Nutella kaşıklıyorsun.

Her Pazartesi kendine yeni hedefler koyup, her Cuma akşamı "Ama bu Pazartesi kesin başlıyorum" kararı alıyorsun.

Bir öylesin, bir böylesin...

Yani şimdi sen mesela insansın diyelim.

Hiç yorum yok: