9 Mart 2009 Pazartesi

I wish you a happy Chrismarx!!



Kendime çok yabancılaştığım zamanlardan geçiyorum. Genelde bir sıkıntı hali ve kıstırılmışlık hissi var üzerimde. E, o da haliyle bilinçaltını fena yoruyor.

Bu sebepten olsa gerek, geçenlerde rüyama ak sakallı bir dede girdi. Baktım, tipi tanıdık geliyor, biraz daha yaklaştım ve "Yuh!" dedim, "Bu dede, Marx Dede yahu!" [Olay tamamiyle gerçektir]

Ak sakallı dede, "Kızım, neden sıkılıyorsun bu kadar?" diye sordu. Ben de derdimi anlattım Yönetici Özeti şeklinde. Marx Dede, "E istifa et o zaman, ne kasıyorsun bu kadar?!" diye beni tersleyince, ben "Ama kriz var, hem de çok fena!" dedim. Gerisini hatırlamıyorum. Uyandığımda içim sıkılıyordu, çünkü uyanmıştım ve birşey değişmemişti.

İnsanın duyarlı bir sevdiceği olmaya görsün, bu rüyanın tabiri hemen yapılıp mistik bir yaklaşım ile insan kendini Dostlar Tiyatrosu'ndaki Marx'ın Dönüşü adlı oyunda bulabiliyor.

Oyun çok iyi, zekice yazılmış. Genco Erkal yine çok doğal oynamış. "Allahım, evet evet... Ben de bunları düşünüyorum hep" dediğim monologlar kullanılmış. Oyun, esprili bir sistem eleştirisi olmuş. İçimizdeki Marx şahlandı resmen. Sonra etrafıma bir baktım ve izleyicilerin çoğunluğunun işçi sınıfının beyaz yakalı segmentinden olduğunu farkettim. Belli ki işten yeni çıkılmış. Bunu farkedince, içimdeki şahlanma sona erdi. Birşeyleri değiştirmenin zor olduğunu anladım.

İsa henüz dönemedi ama Marx döndü, hem de çok okumuş finansçı gençlere "Bir zamanlar dalga geçtiğiniz, öldü dediğiniz biri vardı" manalı bakışlar atarak...

Sonra tiyatrodan çıkarken şunu farkettim. Sponsor : Efes Pilsen

!!

Sessizce eve döndüm...

2 yorum:

david santos dedi ki...

Brilliant posting:
Congrats!!!

turumcu dedi ki...

Kendim söyler kendim dinlerim hesabı bizimkisi. Hem baksana sponsor bile içimizden!