Ah ah... Sonbahar geliyor sinsi sinsi.
Yaz bitti mi ben anlarım.
Ama bir yaz daha geçti ve ben geçişinden yine hiçbir şey anlamadım...
Bakıyorum, insanlar pek eğlenmiş.
Plajlara gidilmiş, renkli bikinilerle, omuzlarda havlularla, parmak arası terliklerle güneşe selam verilmiş. Mayoların içine kum kaçmış. Hafif kıyafetlerle hafif yaşanmış.
Ben yapamadım, yapamıyorum.
Olmuyor işte... Kimsenin, işin, gücün sebebi değil bu. Tamamen kişisel beceriksizlik ve plansızlık.
Düzen kuramadım bir türlü.
Bir ara çok takıyordum da... Artık umrumda değil!
Birşeyler olmaya çabalarken olduğu şeyi yitiriyor insan. Ama ne zamanki birşeyler olmaya çalışmıyorsun da olduğun gibi oluyorsun, kendin için başka bir varoluş durumunun olmadığını anlıyorsun, o zaman düzeliyor herşey.
Benim durumum da budur; düzensizlik.
Ve ben böyle iyiyim.
N'apayim? Asla yaz tatillerini kocaman arkadaş grubuyla hopiddi hopiddi geçiren bir tip olmadım ki, şimdi tatil yapamadım diye üzüleyim... Bu yaz, ayrıca planlayamadım, denk getiremedim, düzen kuramadım ve hatta kurduğum düzeni değiştirdim. Tatil de kaynadı gitti... Ki tatillik bir durumum olmasın, tatil için yaşamayayım, keyifli bir hayatım olsun ki her an bana tatil gibi olsun arayışı sebebiyle "tatil" olarak tanımlanan etkinliği yapamadım bu sene... Hmm, geçen sene de böyleydim galiba ve hatta ondan önceki sene de... Düşününce, her yazı arayışlarla kovalayışlarla geçirip gidiyorum galiba.
Benim için bu yazın tek fena yanı denizsizlik (denizsiz kalınca densiz de oluyor insan) oldu, ona yanarım bir tek! 27 yıllık (off, yazınca çok büyük oldum lan!) kendi-eksenim-etrafımda-dönüş hikayemde susuz tek bir yaz geçtiyse, o da budur!
Susuz yaz 2009!
Fotoroman olarak pek yakında burada...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder