Bazı dizilere şifre konulması önerilmiş. Sebebi de Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf açıklamış:
"...Aileyi bir arada tutan değerlerden erozyona uğrayanlar varsa yeniden canlandırılması, var olanların da güçlendirilmesi ve pekiştirilmesi, güçlü aile yapısının inşa edilmesi, sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğine inanıyoruz..." (Radikal, 28.09.2009)
Burada, tabi ki aile yapısını bozan şeyden kasıt sevişmek oluyor. Anlamıyorum, aile, sevişme hakkının devletin şahitliğinde alınmasıyla kurulmuyor mu zaten? Aile dediğimiz şey sevişmeyi içermiyor mu? Sanki kimse sevişmiyor bu ülkede! Bastırdığı libidosunu dizginlemek için porno kanalını şifreye rağmen izleyen, oradaki karlı bulanık görüntüden tahrik olan bir ülke burası...
Şifresiz ve tekrar tekrar yayınlanan "evet, öldürmüş, sonra kafasını testere ile kesmiş, sonra da sucuk ekmek yemiş" içerikli cinayet haberleri, kaza, savaş, çatışma, ceset görüntüleri şiddeti normalleştirip, aileden öte tüm toplumsal yapıya zarar vermiyor mu? "Kaynım bana kaydı" serzenişiyle sabah programına çıkan teyzeme neden ceza yok? Bence o sabah programları çok daha travmatik! "Cenifır Löpet ile İzdivaç" programının nihai sonucu insanları seviştirmek değil mi? RTÜK, bunlara bu kadar duyarsızken sevişmeye takmış kafayı.
Polis devleti olmanın lüzumu yok, isteyen istediğini izler, istemeyen TV'yi kapatır, kanalı değiştirir. İsteyen vatandaş "ahlakımız elden gidiyor" diye eylem yapar, isteyen "porno kanalı ücretsiz olsun" diye eylem yapar. Yapabilmeli yani, teoride. Ama ahlak, devletin tekelinde ise ve bu sadece cinsellik üzerinden yorumlanıyorsa bir yerlerde baya hastalıklı bir durum var demek ki...
Savaşma seviş RTÜK!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder