
İsviçre'de yeni minare yapımına yasak geldi malum.
İslam korkusunun bu kadar ayyuka çıkması, radikal İslam sebebiyle tüm bir dinin mensuplarının potansiyel tehdit olarak algılanması, olayın ayrımcılık haline dönüşmesi ve bunların Avrupa'nın tam göbeğinde yaşanması ürkütücü.
"Minareler süngümüz" zihniyetini ve bu zihniyetin global yansımasını, yarattıkları korku ve dehşet ortamı için ayrıca esefle kınıyorum. Bu mantıkla düşündüğümüzde, İsviçre aslında ağır silahları yasaklamış oluyor bir nevi...
Aşırılıklar, her yerde ve her çağda kendi zıttını yarattı, yaratıyor. İnsanlık kendi tuzağına asırlardır düşüyor, ayağı içindeki taşlara tekrar tekrar takılıyor, ki 20. yüzyıl düşünüldüğünde asırlardan değil, on yıllarla ifade edilebilecek yakınlıktaki bol ayrımcılıklı ve kanlı bir geçmişten söz edebiliyoruz. Buna rağmen insanlığın kollektif hafızasının reset özelliğinin bu kadar güçlü olması, geleceğe dair hissiyatımda mütemadiyen beynime mavi ekran verdiriyor.
Bu olaylar söz konusuyken ve din yine bu kadar merkeze oturmuşken, insanlığın zeka seviyesi açısından ileriye doğru evrime değil, geriye doğru evrime, yani gevrime her gün daha çok inanıyorum. Bazen Marduk gelsin ya da uzaylılar dünyayı ele geçirsin de insan soyu olarak bir durup, "n'apıyoruz lan biz?" diyelim istiyorum.
İslam korkusunun bu kadar ayyuka çıkması, radikal İslam sebebiyle tüm bir dinin mensuplarının potansiyel tehdit olarak algılanması, olayın ayrımcılık haline dönüşmesi ve bunların Avrupa'nın tam göbeğinde yaşanması ürkütücü.
"Minareler süngümüz" zihniyetini ve bu zihniyetin global yansımasını, yarattıkları korku ve dehşet ortamı için ayrıca esefle kınıyorum. Bu mantıkla düşündüğümüzde, İsviçre aslında ağır silahları yasaklamış oluyor bir nevi...
Aşırılıklar, her yerde ve her çağda kendi zıttını yarattı, yaratıyor. İnsanlık kendi tuzağına asırlardır düşüyor, ayağı içindeki taşlara tekrar tekrar takılıyor, ki 20. yüzyıl düşünüldüğünde asırlardan değil, on yıllarla ifade edilebilecek yakınlıktaki bol ayrımcılıklı ve kanlı bir geçmişten söz edebiliyoruz. Buna rağmen insanlığın kollektif hafızasının reset özelliğinin bu kadar güçlü olması, geleceğe dair hissiyatımda mütemadiyen beynime mavi ekran verdiriyor.
Bu olaylar söz konusuyken ve din yine bu kadar merkeze oturmuşken, insanlığın zeka seviyesi açısından ileriye doğru evrime değil, geriye doğru evrime, yani gevrime her gün daha çok inanıyorum. Bazen Marduk gelsin ya da uzaylılar dünyayı ele geçirsin de insan soyu olarak bir durup, "n'apıyoruz lan biz?" diyelim istiyorum.
