17 Mart 2010 Çarşamba

Lapiska



Biraz ateşim var, bahar öncesi hastayım. İnsanın vücut sıcaklığı artınca, beyin de hararet yapıp, sürrealizmde tavana vuruyor.

Dün gece gördüğüm rüyada kendime tepeden bakıyordum. Sanki bilincim bedenimden çıkmıştı ve rüyada olduğum yere ışınlanmıştım. Ben olduğumu düşündüğüm kadının beline kadar uzamış, parlak saçları vardı. Açık bir alanda, etrafımda bir sürü rastalı insanla oturmuştum. Bir müzik festivali havasındaydı herşey. Vay be, demek sonunda saçlarımı uzatmayı becermiştim. Ama her zaman olduğu gibi yine saçım başım dağınıktı, o lapiska saçlarımın her bir teli kendi içinde bağımsızlığını ilan etmişti. Etrafımdaki saçı rastalı insanlar ise saçlarıma bakıp "oha ya, tam rastalık saç, şahane" diyordu. Ben de tüm bunları yerden 3-5 metre yüksekteki bir açıdan izliyordum, ama rüyayı izleyen beni göremiyordum. Sadece saçlarını rasta yaptırmak isteyen, lapiska saçlı, benim dışımdaki bene hakimdim. Ve o ben, mutluydu...

Şu an bulunduğum ortamın kurallarını ve özgürlükçü olmayan yapısını düşündüm geçen hafta bir gün. Eskiden katlanamayacağım şeyleri şimdi hiç umursamadığımı farkettim. "Farkına varmadan değişeceğiz" dedi bir arkadaş. Sorgularsam, farkında olarak değişirim ve belki de değişmemesi gereken şeyleri içimde olduğu gibi saklamayı başarabilirim diye geçirdim aklımdan...

Takım elbise içinde otururken kulaklarımdan beynime Bob Marley şakıyordu.

Hiç yorum yok: