Yaz yine susuz geçiyor.
Son bir kaç yazdır, küçükken sorgulamadan kabul ettiğim ve belki zaman zaman beni bıktıran, yaza ait bazı ayrıntıların aslında ne kadar özel ve zor bulunan anları içerdiklerini farkediyorum.
Yokluk, farkındalığı artırıyor.
Bu özlemle (ve yoksunlukla belki de), temeli Ege'ye dayanan, yaza dair, abzurd ve iyotlu aforizmalar üretiyorum:
- Yaz, pijamalı karpuzun üstüne konmuş domates ve o domatese tam tepesinden saplanmış minik fesleğen dalıdır.
- Ankara takım elbiseyse, İzmir en kısasından çiçekli şorttur.
- Yaprak sarmaya çipura koysak, ortaya çıkan şeye Ege'nin suşisi diyebilir miyiz?
Beynim bozkırda ve bozkırın uykusuz sıcaklarında uyuşuk, düşüncelerim kuru.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder