8 Kasım 2010 Pazartesi

Çöp

Pazar akşamlarını hiç sevmiyorum.

İsyanım işe ya da yaptıklarıma değil, haftayı böyle bölen, yedi günün içinde bile sevilesi ve sevilmeyesi günler yaratan bölücü zihniyete!

Bir sıkıntı var üzerimde, sebebi belirsiz. Böyle belirsiz sıkıntıların olması, gerçek sıkıntıların olmasından çok daha iyi galiba.

Zaten sabahın köründe dolmuşta 2 TL'nin 150 kuruşluk üstü için sinirlenen adamı ya da çöp toplarken üzerinden iş makinası geçtiği için ölen ve cesedi ancak çöp kütlesi kazılarak çıkarılabilen 13 yaşındaki çocuğu görünce, küçük burjuva dertlerinde, manasız varoluş sorunlarında kaybolduğumu anlıyorum.

Bunları düşününce sıkıntım geçmiyor, sadece şekil değiştiriyor. Kendim için değil benim dışımda ters giden milyonlarca şey için sıkılmak daha fena koyuyor.

Dünya ne kadar saçma sapan bir yer oldu. Evet, uzaylılar gelsin ya da daha abzurd bir şey olsun ki ben-merkezci tek dişi kalmış canavar medeniyetimiz de biraz kendine gelsin, bu adaletsizlik bitsin...

Hiç yorum yok: