Kadın, "artık hiçbir şey için sinirlenemiyorum" dedi adama.
Adam önünde durduğu pencereden dışarı bakarak "yapma bunu... tepki ver." dedi.
Ne kadar çok elektrik direği vardı sokakta. Her birinin ucundaki parlak sarı ışık veren lambalar, o an altından geçeni sahne yıldızı yapıyordu, ama sadece üç saniyeliğine.
"Sinirleri alınmış insan elektrik direği ve lambası olmayan sokak gibi galiba... "dedi adam. Perdeyi çekip, odaya döndü ve "durgun, karanlık ve tehlikelere açık..." diye ekledi. Sesi zor duyulmuştu son cümleyi söylerken...
Sessizlik.
Kadının kucağındaki kedi önce yavaşça gerindi ve aşağı atladı. Yerdeki kırmızı halının üzerinde siyah bir leke gibi kalmıştı.
Kadın kucağından atlayan kediye doğru baktı kısa süre. O sırada yerdeki gazeteyi farketti. Şili'deki madencilerin kurtarıldığı yazıyordu ilk sayfada.
İki aylık karanlıktan sonra ilk ışık...
Yerde duran gazeteyi alırken donuk ve cansız sesiyle; "ben elektrik direkleri yeraltına alınmış bir sokağım galiba." dedi kadın.
Sustular.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder