"Pilar Tenera cümbüş gecelerinden birinde, cennetin kapısında bekçilik ederken, salıncaklı koltuğunda öldü. Son isteğine uygun olarak tabutla değil de dans pistinin ortasına kazılan derin çukura sekiz kişinin iplerle sarkıttığı salıncaklı sandalyesiyle gömüldü. Karalar giyinmiş, ağlamaktan benizleri solmuş melez kızlar, bir çeşit dinsel tören yaratarak küpelerini, broşlarını yüzüklerini çıkarıp çukurun içine attılar.
Sonra çukur üzerine ne ad, ne doğum, ne ölüm tarihleri bulunan bir kapakla kapandı ve bir yığın amazon kamelyasıyla örtüldü. Kızlar, hayvanları zehirledikten sonra pencereleri ve kapıları tuğlayla ördüler ve içi ermiş resimleriyle, dergilerden kesilmiş fotoğraflarla oturaklara pırlanta sıçan veya yamyamları yiyen ya da kumarbazlar kralı ilan edilen bir zamanki sevgililerin resimleriyle kaplı tahta sandıklarını alıp dünyanın dört bucağına dağıldılar."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder