Bazen hayat bir yerlerde tıkanıyor.
Bu durum, hayatın kendisinden kaynaklanmıyor. İçimizde derinlerde akan suların hayatla kesiştikleri yerde tortu oluşuyor bazen. O tortuyu söküp atacak bir kimyasal gerekiyor. Oturup rakı içmek, belki milli içkimiz ayranı kafaya dikmek (son günlerde, ayran içenlerin kafasının daha güzel olduğunu farkediyorum) veya başka türlü kimyasallara bulanmak ihtiyacı doğuyor.
Ayrıca beynin kendi ürettiği kimyasalları da var. Stoklarda bunlardan yeterince bulunuyorsa, tortuları çözmek için genelde dışarıdan takviye gerekmiyor.
Bendeki stoklar bir süredir düşük seviyedeydi. Üretime geçmek gerekiyordu, ama fabrika ayarlarına bir türlü dönemiyordum. Yeni bir şeyler yapmak lazımdı, yağ vardı, un vardı, e helva yaapeseena, helva yaapeseena vay vay...
Ben de bir yerlerde rastladığım 30 günlük hedefler hadisesine girişmeye karar verdim. Yapmak istediğim ama erteleme davranışının karşı konulamaz çekiciliği yüzünden bir türlü başlayamadığım basit ve bazıları gerçekten saçma, insanlık için küçük ama benim için büyük şeyleri yapmaya karar verdim. Bu hadisenin, yapılmışı ve hatta TED Talks'a konu olmuş örnekleri de vardı ama benim tarafımdan yapılmışı yoktu nihayetinde. Herkesin tuttuğu kendine.
Böylelikle minik hedeflerimi belirledim ve hemen bugünden itibaren uygulamaya başladım.
Bu ayki hedefler:
- Günde az 30 dakika yoga
- Günde en az 1 fotoğraf karesi
30 gün devam edebilir miyim göreceğiz. Önemli olan niyet tabi.
Ha bunu niye yazdım onu da bilmiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder